Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

322 HABER | Adana Haber, Adana Haberleri

banner

“Hangi sevda sizi terketmedi?“

“Hangi sevda sizi terketmedi?“
27 Aralık 2018 - 17:14

MHP Çukurova Belediye Başkan Aday Adayı Mustafa Hakan Aslan, bilboardlarda “Terketmedi Sevdan Beni” başlığıyla bilboardlarda tanıtım yapan Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin’i eleştirdi.

KEŞKE BAŞLIĞI MESAJI PAYLAŞILSAYDI

Yakın zamanda Çukurova Belediyesi’nde Zabıta Müdürü Cengiz Aydoğdu ve Zabıta Komiseri Habil Aykan’ın hayatını kaybettiği vahim olayı hatırlatan Mustafa Hakan Aslan, “Keşke o bilboardlarda şiir mısraları yerine bir başsağlığı mesajı yayınlasalardı.

“Böylece huzursuzluk ve siyasi baskılara maruz kalan memur arkadaşlarımızı kaybetmenin acısını bir nebze olsun, bizlerle halkımızla paylaşsalardı” dedi.

İNSANI MERKEZE ALIYORUZ

Aslan, Çukurova ilçesinde kendisini değişik mezheplere, değişik inançlara ve değişik etnik kökenlere ait olarak tanımlayan insanlar olduğunu belirterek, “Biz bütün sorunların çözümünü insanı merkeze alarak planlıyoruz. İnsanı merkeze aldığınızda geriye kocaman bir “hiç“ kalıyor. Büyük Türk Milleti’ne olan inancımızla yalnızca insanı merkeze alarak sağlanacağının farkındayız” şeklinde konuştu.

İNSANI DÜŞÜNÜN GERİSİ KOLAY

Kadınların hem iş hayatında varlıklarını sürdürmesi hem de aile hayatıyla ilgili kaygılarına çözüm getirilmesi gerektiğini kaydeden Aslan, Çukurova’nın özel eğitim kurumlarının yoğun olduğu bir bölge olduğuna dikkat çekti. Çocukların bireysel gelişimlerinin ekonomik zorluklara kurban gitmemesi gerektiğini belirten Aslan, yerel yönetimlerin bu konuda destek vermesi gerektiğini ifade etti.

ÇUKUROVA ZENGİN İLÇE DEĞİLDİR…

Mustafa Hakan Aslan Çukurova’nın zengin bir ilçe olmadığını vurgulayarak, “Çukurova’da yaşamanın maliyeti yükseltiliyor” ifadesini kullandı. Semt pazarlarından örnek veren Aslan, aynı fiyatın diğer ilçelere göre Çukurova’da yüksek fiyata satıldığını söyledi. Aslan, sosyal projeler hayata geçirerek, insanların yaşam koşullarına sosyal projelerle destek vereceklerini açıkladı.

BIRAKIN ŞİİRİ ŞAİRLERİMİZ OKUSUN

Soner Çetin’in “Terketmedi Sevdan Beni” dizesinin yer aldığı bilboard reklamını eleştiren Aslan şöyle devam etti: “Şiiri şairlerimiz okumalı. İlçemizin asayiş düzenine katkıda bulunması, temel şehircilik hizmetlerini yerine getirmesi ve Çukurova ilçesini mutlu bir şehir haline dönüştürmesi gereken belediye yönetimi kendisinin mutluluğuna ve kendi kişisel hazlarına öncelik tanımaktadır.”

HANGİ SEVDA TERKETMEDİ SİZİ?

“Kendi belediyesinin huzurunu, kendi çalışanlarının mutluluğunu ve yaşam güvencesini sağlayamamış bir yönetim hangi sevdadan terk olunmamıştır? Halkımıza sorduğumuzda arzulanan huzur iklimine aykırı olaylardan bahsediyorlar. İlçenin huzurundan dolayı duydukları kaygıları anlatıyorlar. Çukurova Belediyesi yönetimi ise başka bir alemde, kendi mutlu dünyalarında yaşamaktadırlar.”

AÇ KALMADINIZ, SUSUZ DA DEĞİLSİNİZ

“Ahmed Arif o güzel şiirinde diyor ki; “Aç kaldım, susuz kaldım… Terketmedi sevdan beni” Şimdi sormak hakkımız değil mi? Aç kaldınız mı? Hayır. Susuz kaldınız mı? Hayır. Peki hangi sevda sizi terketmedi? Dört yıl dokuz aydır Halktan kopuk, kendi rahatınızı ve keyfinizi düşündünüz. Biz de biliyoruz, Çukurova halkı da biliyor ki sizin terkedemediğiniz tek şey koltuk sevdanızdır.”

SORUMLU DAVRANMAYA DAVET ETTİ

“Mustafa Kemal Atatürk’e canı gönülden inanan ve onun kuruluşunda öncülük ettiği bu güzel Cumhuriyetin değerlerine sıkı sıkıya sadık olan Çukurova halkına ideolojik mesajlar vermektense keşke hizmetlerinizi tanıtsaydınız. Keşke sorumlu davransalardı ve o bilboardlarda şiir mIsraları yerine  bir başsağlığı mesajı yayınlasalardı. Memur arkadaşlarımızı kaybetmenin acısını bir nebze olsun, halkımızla paylaşsalardı.”

İŞTE ASLAN’IN YAZISININ TAM METNİ:

İNSANI MERKEZE ALDIĞINIZDA TÜM SORUNLAR ÇÖZÜLECEKTİR…

Biz bütün sorunların çözümünü insanı merkeze alarak planlıyoruz. İnsanı merkeze aldığınızda geriye kocaman bir “hiç“ kalıyor. Çukurova ilçemizde kendisini değişik mezheplere, değişik inançlara ve değişik etnik kökenlere ait olarak tanımlayan bir halkımız var. Bu noktada tüm meselelerin çözümünün Büyük Türk Milleti’ne olan inancımızla yalnızca insanı merkeze alarak sağlanacağının farkındayız.

 

GENÇLER, KADINLAR VE ÇOCUKLARIMIZ…

Gençlerimizin çağın şartlarına uygun sosyal hayata adaptasyonunu sağlamalıyız. Üniversite eğitimi almak amacıyla dershane ve özel eğitim kurumları ile alakalı sürekli bir arayışta bulunmalarına çözüm bulmalı, yerel yönetim olarak bu noktada yüksek nitelikli çözüm önerileri sunmalıyız. Kadınlarımızın hem iş hayatında varlıklarının devamlılığını sağlamalı, hem de doğal günlük yaşamda ev ve aile hayatıyla ilgili kaygılarına çözüm önerileri getirmeli, iş hayatına aktarabilecekleri enerjilerinin günlük yaşam kaygıları karşısında erimemesini sağlamalıyız. Çok sayıda özel eğitim kurumunun konuşlandığı Çukurova ilçemizde çocuklarımızın bireysel gelişimlerinin kolay erişilebilir, ekonomik kaygılara kurban edilmediği şartlarda sağlanabilmesi için gereken her türlü önlemi almalıyız. Yerel yönetim olarak her türlü desteği vermeliyiz. İnsanı düşünün gerisi kolay.

 

PROJE EKİBİNDEN ALKIŞ…

İNSANI MERKEZE TAŞIMAK TÜM SORUNLARIN ÇÖZÜMÜDÜR…

Projelerimizin hazırlık safhasıyla ilgili çalışmalar yürüten arkadaşlarımız var. Sabahlara kadar süren uzun çalışmalar yapıyorlar. Çukurova ilçemizin ve ilçe halkının problemlerinin tespiti ve çözüm önerileri hakkında kafa yoruyorlar. Toplantılarına katıldım ve sağolsunlar hazırladıkları çalışmaları bir brifing halinde sundular. Sabırla ve dikkatle dinledim, inceledim, tartıştık. Sonunda dedim ki kendilerine; “biz insanı merkeze aldığımızda, dezavantajlı nitelikte sayılabilecek vatandaşlarımızı projelerimizin merkezine taşıdığımızda çözülmeyecek sorunumuz yok. Doğru mu düşünüyorum?“ diye sordum. Beklemediğim bir tepki aldım. Birlikte alkışladılar ve “biz sabahlara kadar çalışıyoruz ama siz bize en kısa yolu gösteriyorsunuz“ dediler. İnancımız budur. İnsanın merkeze taşındığı her proje faydalı olacaktır. Ve çözülmeye muhtaç her problemin en kolay çözüm yolu insanı merkeze taşımaktır.

 

ÇUKUROVA ZENGİN İLÇE DEĞİLDİR…

ÇUKUROVA’DA YAŞAMANIN MALİYETİ YÜKSELTİLİYOR…

Çukurova zengin ilçe değildir. Çukurovanın zengin ilçe olduğu ve sosyal projelere, aile hayatına ekonomik katma değer sunan çalışmalara ihtiyaç duymadığı kanaatine katılmıyorum. Adana’da her ilçemizde ekonomik göstergeler itibarıyla değişik katmanlara ait vatandaşlarımız bulunmaktadır. Çukurova’da yaşamak yüksek maliyet içeren bir yaşam şekline dönüştürülmüştür. Ama burada işgücü bulunmayan ya da tek maaş olarak tabir edilebilecek gelir tipi ile kaynak elde eden ailelerimiz, insanca yaşamı hake den emeklilerimiz mevcuttur. Bunları göz ardı etmemiz mümkün değildir. Basit bir örnek verelim. Adana il genelinde her ilçede değişik günlerde pazar yerleri kurulmaktadır. Aynı satıcı, Seyhan veya Yüreğir İlçesinde örnek bir semt pazarındaki ürünle aynı ürünü Çukurova İlçesinde bir semt pazarında da satmaktadır. Ancak ne gariptir ki; aynı ürün örnekleme ile Seyhan’da, Yüreğir’de 1 Liraya satılırken, Çukurovalı vatandaşımız kendi ilçesindeki bir pazar yerinde 1,5 ya da 2 Liraya satın almaktadır. Bu nasıl bir çelişkidir. Bu noktada pazar yerlerini düzenleyen ve satış faaliyetlerini denetleyen yerel yönetimin sorumluluğu olmadığını düşünmek imkansız olacaktır. Sosyal projelerimizi hayata geçireceğiz. Aile hayatını ve özellikle iş hayatına katılmış ve katılacak olan bayanlarımızın yaşam koşullarına sosyal projelerimizle destekler vereceğiz…

 

 

BIRAKIN ŞİİRİ ŞAİRLERİMİZ OKUSUN…

Şiiri şairlerimiz okumalı. Daha anlamlı olacaktır. Bakın Çukurova’da son günlerde bir bilboard ile mevcut belediye başkanının tanıtımı yapılmaktadır. Belediye başkanının resmi ile “Terketmedi Sevdan Beni” mısraları eşleştirilmiş ve sokaklarda, caddelerde bilboardlar ile tanıtım faaliyetleri yürütülmektedir. Ne garip bir haldeyiz bunu görmemiz gerekiyor. İlçemizin asayiş düzenine katkıda bulunması, temel şehircilik hizmetlerini yerine getirmesi ve Çukurova ilçesini mutlu bir şehir haline dönüştürmesi gereken belediye yönetimi kendisinin mutluluğuna ve kendi kişisel hazlarına öncelik tanımaktadır.

 

HANGİ SEVDA TERKETMEDİ SİZİ?

Ne güzel bir şiirin mısralarıdır bu; “Terketmedi Sevdan Beni” diyor Ahmed Arif. Halk ta soruyor; “Hangi Sevda Terketmedi Sizi?“  Bırakın şiirlerimizi üstadlarımız yazsınlar, okusunlar. Kendi belediyesinin huzurunu, kendi çalışanlarının mutluluğunu ve yaşam güvencesini sağlayamamış bir yönetim hangi sevdadan terk olunmamıştır? Sormamız lazım. Halkımıza Çukurova Belediyesi’ni sorduğumuzda saldırılar, çatışmalar ve asayiş düzenine, halkın arzuladığı huzur iklimine aykırı olaylardan bahsediyorlar. İlçenin huzurundan dolayı duydukları kaygıları anlatıyorlar. Ama ne gariptir ki kendilerine hizmet için tahsis edilmiş bütçeleri gerçek amacına yani şehircilik hizmetleri ve kentli yaşam kültürüne değil de bilboardlardaki reklam alanlarına harcayan Çukurova Belediyesi yönetimi başka bir alemde, kendi mutlu dünyalarında yaşamaktadırlar.

 

KOLTUK SEVDANIZI TERKEDEMİYORSUNUZ…

AÇ KALMADINIZ, SUSUZ DA DEĞİLSİNİZ…

Ahmed Arif o güzel şiirinde diyor ki; “Aç kaldım, susuz kaldım… Terketmedi sevdan beni” Şimdi sormak hakkımız değil mi? Aç kaldınız mı? Hayır. Susuz kaldınız mı? Hayır. Peki hangi sevda sizi terketmedi? Dört yıl dokuz aydır Halktan kopuk, kendi rahatınızı ve keyfinizi düşündünüz. Çukurova ilçemizi tüm Türkiye ye huzursuz bir kent olarak tanıttınız. Biz de biliyoruz, Çukurova halkı da biliyor ki sizin terkedemediğiniz tek şey koltuk sevdanızdır. Mustafa Kemal Atatürk’e canı gönülden inanan ve onun kuruluşunda öncülük ettiği bu güzel Cumhuriyetin değerlerine sıkı sıkıya sadık olan Çukurova halkına ideolojik mesajlar vermektense keşke hizmetlerinizi tanıtsaydınız.

 

TÜM ÇUKUROVA’NIN, ADANA’NIN BAŞI SAĞOLSUN…

Çok yakın tarihte Çukurova İlçe Belediyemizde üzüntü duyduğumuz, asla kabul edemeyeceğimiz bir olay yaşadık. Çukurova Belediyemizde yaşanan saldırıda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Birbirinden değerli, devlete yıllarca hizmet etmiş memur arkadaşlarımız bu mefhum olayda can verdi. Üzüntümüzü paylaşarak acılarımızı azaltabiliriz. Ailelerinin ve Belediye çalışanlarımızın acılarını paylaştığımızı ifade etmek istiyorum.

 

ŞİİR YERİNE KEŞKE BİR BAŞSAĞLIĞI MESAJI BİLBOARDLARDA OLSAYDI.

Keşke sorumlu davransalardı ve o bilboardlarda şiir mısraları yerine  bir başsağlığı mesajı yayınlasalardı. Zor şartlarda hizmet vermeye çalışan, çok çeşitli huzursuzluk ve siyasi baskılara maruz kalan memur arkadaşlarımızı kaybetmenin acısını bir nebze olsun, bizlerle halkımızla paylaşsalardı.

 

31 MART 2019’DA HALKIMIZ EN GÜZEL ŞİİRİ OKUYACAKTIR.

31 Mart 2019’da halkımız en güzel şiiri okuyacaktır.

Çukurova halkının sorunlarına sırt dönenler, huzuru isteyen, temiz hesap verebilir yönetim talep eden halkımızın sesine kulak tıkayanlar dinleyecekler.

“Sessiz Gemi”, “Süleymaniye’de Bayram Sabahı” ve “Akıncılar” gibi nakaratlarını unutamadığımız şiirlerin şairi Yahya Kemal Beyatlı’nın “Deniz Türküsü” şiiriyle seslenecekler ;

“Çıktığın yolda bugün, yelken açık yapayalnız,

Gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervasız,

Yürü! Hür maviliğin bittiği son hadde kadar!…”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.